Osman Efendini Hastalığı

Osman Efendi bir sabah müthiş bir başağrısıyla uyanır. İlaç alır geçmez. Bir iki gün bekler, ağrı devam eder.

Doktor çağrılır.

Doktor muayene eder, ağrı kesiciler verir, gider. Lakin Osman Efendi’nin başağrısı artarak sürer. Üstüne üstlük başağrısı yanı sıra gözleri de yaşarmaya başlar.

Başka doktorlar çağrılır…

Devamını oku: Osman Efendini Hastalığı

Eşeğin Gölgesi

Atina’da önemli bir tartışma yapılırken kürsüye Demostenes çıkar, ancak dinleyiciler sürekli kendi aralarında konuşmakta, filozofu dinlememektedir.

Demostenes, “Bir hikaye anlatıp ineceğim” der ve anlatmaya başlar:

“Uzun zaman önceydi, bir delikanlı Atina’dan Megara’ya gitmek için bir eşek kiralamıştı. Eşeğini kiraya veren adamın da Megara’da işi vardı, beraber yola düştüler. Konuşa konuşa giderlerken öğle sıcağı bastırdı, biraz dinlenmek ve öğle yemeği yemek için bir su başına çöktüler. Ama ortalıkta hiç gölgelik yoktu ve eşeğin sahibi yemeğini alıp eşeğinin gölgesine sığındı. Eşeği kiralayan genç buna içerledi, ‘Sen çekil gölgede ben oturacağım’ dedi. Beriki itiraz etti: ‘Ben oturacağım, çünkü eşek benim.’ Delikanlı Ama ben eşeği kiraladım’ deyince, eşeğin sahibinden ‘Ben sana eşeği kiraladım gölgesini değil’ cevabını aldı ve aralarında kavga çıktı.”

Devamını oku: Eşeğin Gölgesi

Microsoft ve Temizlik İşçisi

İşsizin biri, temizlik işleri için Microsoft’a başvurur. İnsan Kaynakları, bir ön görüşmenin ardından test (yeri temizlemek) yaparlar ve:

- “İşe alındın, e-mail adresini ver, sana başvuru formunu göndereyim, aynı zamanda, işe başlamak için geleceğin günü bildiririm” der.

Adam çaresiz, bilgisayarının ve dolayısı ile e-mail adresinin olmadığını söyler. İnsan Kaynaklarından, onun adına üzüldüklerini, fakat e-mail’i yoksa, kendisinin de var olmadığını ve kendisi de olmadığı için işe alınamayacağını söylerler.

Devamını oku: Microsoft ve Temizlik İşçisi

Çocuk Gibi Düşünebilmek

O gün hava çok kötüydü.. durmadan gök gürlüyor, bardaktan boşanır gibi yağmur yağıyordu…. Küçük kız yine de her sabahki gibi annesinin sesiyle uyanmış, kahvaltısını etmiş ve her gün yürüyerek gittiği okuluna doğru yola koyulmuştu… Ancak gökyüzünde şimşekler birbiri ardına ve o kadar gürültüyle çakıyordu ki, küçük kızın annesi “yavrum bu havada yolda yürürken korkmasın?” diye telaşlandı..

Arabasına atladığı gibi yolda kızını aramaya başladı…. Derken bir baktı, küçük kızı az ilerdeydi.. Minik minik adımlarla yürüyor, ama ne zaman şimşek çaksa durup gökyüzüne bakıyor ve gülümsüyordu.

Devamını oku: Çocuk Gibi Düşünebilmek

Bisiklet

Dokuz yaşındaki Almie Rose bana ve babasına bir bisiklet istediğini söylediğinde Noel’ e iki ay vardı. Noel yaklaştıkça Almie Rose’ un bisiklet tutkusu yavaş yavaş yok olmaya başladı ya da bize öyle geldi. Bunun üzerine ona son günlerde kız çocukları arasında büyük beğeni toplayan bir bebek ve bebek evi satın aldık Noel için.

Fakat, 23 Aralık’ ta birdenbire, “bir bisikleti olmasını, her şeyden çok istediğini” dile getirdi.

Devamını oku: Bisiklet

Beyaz Gardenyalar

12 yaşımdan bu yana, her yıl doğum günümde bana, kimin gönderdiği belli olmayan beyaz bir gardenya gelirdi. Üzerinde ne bir not ne de bir kart olurdu. Çaresiz bir şekilde çiçekçiyi aradığımda ise; ödemenin peşin yapıldığını söylerlerdi.

Bir süre sonra, çiçeği gönderenin kimliğini öğrenme çabalarımdan vazgeçtim. Yumuşacık, pembe kağıtlara sarılmış sihirli bir görünüm sergileyen beyaz çiçeğin baş döndüren kokusunun ve güzelliğinin tadını çıkarmaya başladım. Fakat, hiçbir zaman da gönderenin kim olduğu üzerine hayaller kurmaktan vazgeçmedim. En mutlu anlarım, kimliğini saklayan bu çok utangaç ama tuhaf, ayni zamanda heyecan verici ve harika insanın kim olduğunu düşünerek geçti.

Devamını oku: Beyaz Gardenyalar

Neye Benziyor

Küçük Sachi erkek kardeşi doğduktan kısa bir süre sonra, anne babasından kendisini kardeşiyle yalnız bırakmalarını istemeye başladı.

Anne babası 4 yaşındaki bütün küçük çocuklar gibi, Sachi’nin de kardeşini kıskanacağını ve kardeşine zarar vereceğini düşündükleri için onun bu istediğine hayır dediler. Fakat Sachi, hiçbir şekilde kardeşini kıskandığına ilişkin bir belirti göstermiyordu.

Devamını oku: Neye Benziyor

Hatasını Anlayan Tilki

Tilki ile ayı kardeş, ormanda yaşayan iki komşuymuş. Ayı her zaman tilkiye “Günaydın, merhaba” gibi şeyler söylermiş. Tilki ise burnunu havaya kaldırır ve hiç aldırış etmezmiş.

Bir gün tilkinin yuvasının önüne kocaman bir kütük parçası düşmüş. Tilki içerden ayıya seslenmiş:

-Ayı kardeş, Ayı kardeş! Lütfen bana yardım et. Sana kötü davrandığım için çok çok özür dilerim, demiş.

Devamını oku: Hatasını Anlayan Tilki

Zürafanın Boyu

Bir zamanlar çok ama çok uzun boylu bir zürafa yaşarmış. Bu zürafanın bir sürü arkadaşı varmış. Bir gün arkadaşlarıyla oynamaya gitmiş. Arkadaşlarına günaydın demiş. Sonra arkadaşlarına:

- Lütfen ben de oyununuza katılabilir miyim? demiş.
- Tabi, ama şey….
- Ne?
- Biz ip atlamaca oynuyoruz ama senin boyuna göre ip yok.

Devamını oku: Zürafanın Boyu

CD Dükkanı

Daha henüz 18 yaşındaydı, ama hayatının sonundaydı. Tedavisi mümkün olmayan ölümcül bir kansere yakalanmıştı. Kahır içinde eve kapamıştı kendini.. Sokağa çıkmıyordu. Annesi.. Bir de kendisi.. O kadardı bütün hayatı.. Bir gün fena halde sıkıldı, dayanamadı, attı kendini sokağa.. Bir yığın vitrinin önünden geçti.. Tam bir CD satan dükkanı da geride bırakmıştı ki, bir an durdu. Geri döndü, kapıdan içeri, gözüne hayal meyal takılan genç kıza bir daha baktı. Kendi yaşlarında harika bir genç kızdı tezgahtar.. Hani ilk bakışta aşk derler ya, öyle takılıp kalmıştı işte.. İçeri girdi.. Kız gülümseyerek koştu ona..

“Size nasıl yardım edebilirim” diye..

Devamını oku: CD Dükkanı