Bir Resim Nelere Değer

Elinde genç bir çiftin resminin bulunduğu yırtılmış ikili resim çerçevesiyle kısa boylu, yaşlı bir adam mağazaya girdi. Çerçeve hasar görmüş ve tam ortadan yırtılmıştı. Sanki biri yapıştırarak onarmaya çalışmış ama başarılı olamamıştı. Yaşlı adam daha fazla zarar görebilir korkusuyla çerçeveyi onarılmak üzere mağazasına getirmişti. Bu konuda uzman çerçeve ustası başarılı olamadı. Ben yardımcı olamazdım, ama adamın ricasına kulak kabarttığımdan çerçeveye bir göz atıp atamayacağımı sordum. Ne yapmam gerektiğinden emin değildim, ama adama çerçevenin o gece bizde kalmasının mümkün olup olmadığını sordum. Adam başını evet dercesine salladı. Başını eğip kapıdan çıkıp gitti.

Üzerine yapıştırılan bandı dikkatlice kaldırdım ve parçaları tekrar birleştirip yapıştırdım. Sonra da suni cilt uyguladım ve dış yüzeyi kozmetikle temizledim. Küçük bantlarla yapıştırıp üzerine floş DMC geçtim.

Bir sonraki gün yaşlı adam geldiğinde çerçeveyi eline tutuşturdum. Ayrıca, "ücretsiz" olduğunu söyledim. Aldığım malzemelerin parasını kendi cebimden ödemiştim. Ortaya çıkan ustalık onu büyülemişti, ağlamaya başladı. Çerçevenin içindeki resim ona ve eşine aitti. Resme işaret etti ve "Bu benim karım. Geçenlerde öldü. O bu çerçeveyi 1920'li yıllarda yapmıştı. Ben hasar gördü diye çok kaygılanmıştım." dedi. Benim de gözlerim dolmuştu. "istediğiniz zaman bizi görmeye gelebilirsiniz." dedim. Kapıdan çıkmak üzereyken "Seni hiç unutmayacağım, Christine." dedi.

Yaşlı adam, işimden pek emin olmadığım ve tam bırakmak istediğim anda hayatıma girmişti. Nerede olmak istediğimi ve hayatımın amacının ne olduğunu anlamama yardımcı olmuştu. Bu kalpten hissettiğiniz duygularla ilgili bir şey. O yaşlı adamın bana yaptıklarını ne kadar istesem de ifade edemem. Aynı yıl daha sonra yüksek ücretli bir maaşla "El-İşçiliği Koordinatörü" olarak hemen terfi ettim. Bazen Tanrı bazı insanları belirli bir amaçla hayatımıza sokuyor. Onun adım bile bilmiyorum, ama o kısa boylu resim çerçevesi tamir ettiren adamı asla unutmayacağım.