Miras

Kocam Bob 1994 yılında aniden ölünce yıllardan beri hiç haber alamadığım insanlardan başsağlığı mesajları aldım. Mektuplar, kartlar, çiçekler gönderdiler, telefonlar açtılar ve ziyarete geldiler. Keder içindeydim, ama aile dostlarımızdan, akrabalarımdan ve hatta tanıdıklarımızdan gördüğüm bu sevgi seli üzüntümü bir derece hafifletmişti.

Özellikle aldığım bir mesaj beni çok duygulandırmıştı. Lisedeki en iyi arkadaşımdan bir mektup almıştım. 1949 yılında mezun olduğumuzdan bu yana hiç görüşmemiştik. O memleketimizde yaşamına devam etmiş, bense oradan ayrılmıştım. Bu arkadaşlık araya beş ya da on yıllık ayrılık bile girse kopmayacak türden bir arkadaşlıktı.

Kocası Pete, belki de 20 yıl kadar önce, oldukça genç bir yaşta, onu derin üzüntüler içinde ve ağır sorumluluklar altında bırakarak hayata gözlerini yummuştu. Bir iş bulmak ve üç çocuk yetiştirmek zorundaydı. O ve Pete, aynen ben ve Bob gibi oldukça nadir rastlanan, asla unutulamayacak aşklardan birini yaşamışlardı.

Mektubunda annemle paylaştığı bir anekdottan söz ediyordu. "Pete öldüğünde, sevgili annen bana sarıldı ve "Trudy, ne söyleyebileceğimi bilmiyorum... o yüzden de sadece seni seviyorum diyeceğim' dedi" diye yazmış.

O da mektubunu annemin yıllarca önce ona söylediği cümleyle bitirmiş; "Bonnie, Ne söyleyebileceğimi bilmiyorum... o yüzden sadece seni seviyorum diyeceğim."

Adeta annem benimle konuşuyormuş gibi hissetmiştim. Ne kadar güçlü bir mesajdı. Arkadaşımın bunu yıllarca unutmaması ve bana aktarması ne kadar mükemmeldi. Seni seviyorum. Kusursuz kelimeler. Özel bir hediye. Bir miras.