Azmin Zaferi

1976 Yaz olimpiyatlarında bir Japon sporcunun gösterdiği çaba, altın madalyadan çok daha fazlasını gerektiriyordu. Üçlü paralel barda yarışan Shun Fujimoto’yu seyredenlerin aklında, o zarif ve çevik hareketler kaldı. Aynı sırada, Fujimoto’nun yüzünün dayanılmaz bir ağrıyla karıştığını, gözlerinden yaşlar geldiğini kimse görmedi ve hatırlamadı da. Fujimoto son dönüşünü başarıyla yapıp yere atladığında bile bunu kimse fark etmedi. Sağ dizi kırıktı ve çok şiddetli ağrıyordu.

 

  Fujimoto’nun dizi, yarışmadan önceki alıştırma egzersizleri sırasında sakatlanmıştı. Japon jimnastik takımının üyeleri gösterilerini tamamladıkça, takım olarak altın madalya almalarına çok az kalmıştı. Paralel bar gösterisinde iyi bir puan alınırsa altın madalya garantilenecekti. Fujimoto’nun en iyi olduğu alan da buydu. Fujimoto, gösteri günü paralel barın kulplarını yakaladığında dizindeki ağrıyı unuttu, aklında sadece altın madalyanın hayali vardı. Olağanüstü bir konsantrasyonla, olağanüstü bir performansla, hiç kusursuz tamamladı hareketleri. Herkes nefesini tutup puanlamayı beklerken Japon takımının altın madalyası da garantilenmişti.

Daha sonraları bu olağanüstü çabasının sırrı sorulunca, Fujimoto şöyle cevap verdi:

“Evet, dizimin ağrısı bütün bedenimi bir bıçak gibi kesiyordu. Gözlerimden yaşlar geldi.

Fakat şimdi bir altın madalyam var ve ağrı yok.”