Hayat Klavuzu

Bu makalemin başlığı bu olsun istedim. Hayata dair bir şeyler paylaşabilirim belki. Belki bakış açınıza kısaca dokunurum. Minik bir fark yaratırım belki hayatınızda.

Küçücüktük ve hayallerimiz vardı. Uçmak istedik, astronot olmak istedik. Daha sonra vazgeçtik. Hedefimizi biraz küçülttük ve pilot olmak istedik. Otobüse bindik şoförü görünce şoför olalım dedik. Aradan zaman geçti hedeflerimiz küçüldü. Lisedeyken zengin olmak istedik. Üniversiteye başlarken sizin bölüm şu kadar kazanıyor, bizim bölüm bu kadar kazanıyor dedik. Sonra gene vazgeçtik ve dedik ki memur olalım da bari hayatımız kurtulsun. Sanki hayatımız tehlikedeymiş gibi. Sonra yıllar geçti zar zor geçinir olduk. Koca bir ömrü boşa geçirdiğimizi fark ettik.

Küçük bir çocuk yürümeye çalışır, çabalar durur. Önce ayağa kalkar sonra düşer, tekrar ayağa kalkar ve gene başaramaz. Sonra vazgeçer mi? Tabi ki hayır. Bir daha dener bir daha çabalar. Ne zamana kadar sürer bu? Oluncaya kadar. Bu arada çocuk vazgeçmez. Yüzlerce defa denemesine rağmen vazgeçmez. Oysa biz yetişkinler denemekten bile aciziz. Başarılı olmak mı istemiyoruz. Bir sorun var peki nerede?

Öğrenilmiş çaresizlik diye bir şey var. Hiç duydunuz mu? Sanmıyorum. Ancak uyguluyoruz. Hem de her zaman. Bir kaç temel düşünce var bunu destekleyen. Battı balık yan gider, böyle gelmiş böyle gider, … aslında bahaneler böyle gelmiş böyle gider.

Neden başarısız olma riskini bile göze alıp en azından bir kere olsun denemiyoruz? Basit bir projeydi belki “Paylaşım Fan Clup”. Hiç aklınıza gelmedi belki de bilgisayarınızdaki topladığınız gerekli gereksiz bir şeyleri paylaşarak başkasının da hayatına dokunmak. Ben denedim belki olur diye. Başarılı olamayacak belki, yada belki şimdi tohumları ekiyorum meyvesini daha sonra alacağım. Bildiğim tek bir şey var. Başarısız olma riskini aldım ve denedim. Siz de bunu yapın. Başarısız olma riskini göze alın ve deneyin. O ertelediğiniz projenizi hemen şimdi yapın. Hayatınızda pek çok şeyin değiştiğini göreceksiniz.

Yüreğinize dokunmuştur umarım…