No'ya Evet De

Nobel Ödüllü tıp profesörü Louis Ignarro'ya göre, 'nitrik oksit' ile kanserden iktidarsızlığa birçok hastalığı önlemek ve tedavi etmek mümkün

Kalbinizi korumak için mucize reçeteler içeren yazılar, kitaplar okumuşsunuzdur. Peki ama bunların kaçını Nobel Tıp ödüllü bir bilim adamı yazmıştı? İşte NO Kalp Hastalıklarına Son adlı kitabın farkı burada. Yazarı 1998'de Nobel Tıp Ödülü'nü kazanan Amerikalı ilaç bilimi profesörü Louis J. Ignarro. Vaat ettiği mucize ise vücutta doğal olarak bulunan 'nitrik oksit'i kullanarak başta kalp olmak üzere kanserden iktidarsızlığa, birçok hastalığı önlemek ve başlamışsa da tedavi etmek. Peki bu madde vücutta zaten bulunuyorsa, o halde bizim bir şey yapmamıza gerek kalmaz diye düşünebilirsiniz. Hayır, bu madde vücutta üretiliyor ancak yanlış hayat tarzı ve kötü beslenme bu üretimi azalttığı gibi, normal seviyesi de hastalıklarla savaşmaya yetmeyebiliyor. İşte burada da ünlü bilim adamının 'üçlü mucize formülü' devreye giriyor. 
Ignarro'nun Nobel'e giden 'nitrik oksit' araştırması, en az yirmi yıl öncesine dayanıyor. Kitabında sabahları saat beşte kalkıp, geceyarılarına kadar çalıştığını yazıyor ve dünyanın dört bir yanındaki insanları 'hiçbir bedel ödemeden, bu çalışmanın meyvelerini toplamaya' çağırıyor... 
Kitap önce NO, yani 'nitrik oksit' nedir, vücutta nasıl bir rol oynar gibi konuları, başlangıçta sayfalara bir göz atarken korkutucu gelse de aslında herkesin anlayabileceği bir sadelikle anlatıyor. Daha sonra sıra o okumayı çok sevdiğimiz türden 'mucizevi reçetelere' geliyor.

NO: Bir sağlık iksiri 
Yazara göre NO, fazla bilinmeyen ancak gerçek bir cankurtaran: "NO vücuttaki en önemli moleküldür. Kalpten akciğerlere hemen hemen tüm organlara nüfuz eder. Damarları rahatlatır, kan basıncınızı düşürür, kalp krizi veya felç riskini azaltır. Uygun seviyede NO diyabeti, alzheimer'i, ereksiyon güçlüğünü, enfeksiyonları ve ülseri önleyici rol oynar." 
Ancak tüm bunlar vücutta uygun seviyede NO bulunmasına bağlı. Peki bu seviyeyi nasıl yakalayacağız? 
Üçlü formül vücutta NO üretimini artıran besin desteklerine (L -arginine ve L -citrulline adlı aminoasitler ile bazı antioksidanlar), yine NO'yu yükselten beslenme ve egzersiz planına dayanıyor. Nobel Tıp Ödüllü bilim adamı, verdiği reçeteden tam fayda sağlamak için herhangi bir yan etkisi olmadığını söylediği bu besin desteklerini öneriyor. Besin destekleri deyince ben hemen heyecanlanıp eczanelere koşturan tiplerden değilim (Radikal'in bir süre öncesine kadar haftalık olarak verdiği Önce Sağlık ilavesinin editörü olarak bu tür haberlerle çok karşılaştığım için bu notu düşüyorum). Ancak ben tam da bunu düşünürken karşıma 'Siz yine de bu destekleri kullanmadan önce doktorunuzla bir görüşün' satırları çıkıyor ve rahatlıyorum. Daha sonra kitap, Türkiye'de de satılan bu desteklerin hangi dozlarda kullanılması gerektiğini anlatıyor. Hatta alışveriş yapılacak internet adresleri de veriyor! 
Kitap özellikle sağlık konularına düşkün olanlar için roman tadında tatlı tatlı ilerlerken sıra 'en heyecanlı' bölüme geliyor. NO üretimini artırmak için nasıl beslenmeliyiz? Günde bir avuç fındık mı, bir kadeh kırmızı şarap mı, bol bol brokoli mi? Her gün gazetelerde görüp tekrar tekrar okumaktan asla sıkılmadığımız türden bilgilerin hepsi, bu kitapta bir arada. Aslında çoğunu bu konularla ilgili olanlar çoktan hatmetmiş durumda. Ancak bu kitaptakiler bilimsel süzgeçlerden geçmiş olanlar; kafa karıştırmıyorlar üstelik Nobel ödüllü bir doktor yazmış. 
Ben hemen, kitabı okumaya kadar sabredemeyecekler için birkaç ipucu vereyim. Mesela antioksidan, L -arginine ve L -citrulline, protein ve omega-3 yönünden zengin olup NO üretimini artıran besinler art arda sıralanmış: Enginar (pişmiş), avokado, muz, kuru fasulye, siyah erik, böğürtlen, yaban mersini, badem, siyah çikolata, kavun, kırmızı et (ölçülü), balık yağı, keten tohumu, tavuğun göğsü, greyfurt, üzüm, marul, ıspanak, çilek, balık türleri... Liste uzayıp gidiyor, sonra sıra liften yağlara, sarmısaktan fındığa, yeşil çaydan soyaya, faydalı besinleri tek tek incelemeye geliyor. Üstelik faydalarını yazarken varsa sakıncalı olabilecek durumları da ekliyor. 
Formülün üçüncü ayağı ise egzersiz. Yazar egzersizle bütünleşen formülüyle 'uzun ve sağlıklı bir ömür' vaat ederken aslında fazla bir şey istemiyor: Haftada üç gün, 20'şer dakikadan ılımlı egzersiz... Yürüyüş ise listenin başında. 
Profesör Ignarro, kitabı ünlü Latin özdeyişiyle bitiriyor: 'Carpe diem', yani 'bugünü yaşa' ve nitrik oksit üretimini şimdi artırmaya başla...