Baz İstasyonlarının Sağlığa Etkisi Nedir

Kayseri- Telekomünikasyon Kurumu Başkan Yardımcısı Mustafa Alkan, her geçen gün daha fazla bilginin elektronik ortama aktarıldığını, bunun da bilgi güvenliğini son derece kritik bir hale getirdiğini söyledi. Bilgi güvenliği ve teknolojinin kullanımı konusunda toplumun tüm kesimlerinin yeterince bilgilenmesi ve bilinçlenmesi gerektiğine dikkati çeken Alkan, bu amaçla Ankara’da Ulaştırma Bakanlığı ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Koordinasyonu’nda Teknoloji Bilgilendirme Platformu oluşturulduğunu hatırlattı. Platform olarak bilgi teknolojileri alanında iki temel noktada yoğunlaştıklarını dile getiren Alkan, bunlardan birinin internet ve bilgisayar kullanımı, diğerinin de başta GSM teknolojileri olmak üzere elektronik teknolojilerin doğru kullanımı olduğunu kaydetti.

 

Baz istasyonlarıyla ilgili düzenlemeler

Son zamanlarda özellikle GSM teknolojileri, cep telefonları ve baz istasyonlarıyla ilgili kamuoyunda ciddi rahatsızlıklar, huzursuzluklar olduğuna dikkati çeken Alkan, şöyle devam etti: ”Basında baz istasyonlarına karşı tepkilerin büyüdüğünü, hatta baz istasyonlarının kurulması sırasında bir takım protestoların, tepkilerin olduğunu görüyoruz. Çünkü, cep telefonu baz istasyonlarının insan sağlığını çok ciddi şekilde tehdit ettiği, hatta kanser, beyin tümörleri, kalp rahatsızlıkları gibi hastalıkları da olumsuz etkilediği yönünde kamuoyunda bir kanaat var. Biz bu konuda kamuoyunun daha doğru bilgilendirilmesi noktasında önemli bir sorumluluk üstlendiğimizi düşünüyoruz.”

Cep telefonu kullanımının neredeyse zorunlu hale geldiğini ve hiçkimsenin bundan vazgeçemeyeceği bir teknoloji olduğunu vurgulayan Alkan, bu gerçek doğrultusunda GSM teknolojilerinin en doğru ve en iyi şekilde nasıl kullanabileceği konusunun önem kazandığını anlattı. ”Varsa bu teknolojilerin insan sağlığına olumsuz etkilerini minimize edebilmek için en asgariye indirebilmek için ne yapmamız gerekiyor? Bunun çalışmalarını yapıyoruz” diyen Alkan, şu bilgileri verdi: ”Elektromanyetik dalgaların insan sağlığına etkilerini minimize edebilmek için Dünya Sağlık Örgütü tarafından, uluslararası kuruluşlar tarafından yapılmış bir takım düzenlemeler var. ‘Baz istasyonlarından kaynaklanan elektrik alan şiddetlerinin limit değerlerini belirli seviyede tutarsak bu insan sağlığına zarar vermez’ diyorlar. Bununla ilgili de bir karar alıyorlar ve diyorlar ki; ‘İnsan sağlığı için zararlı olan elektrik alan şiddeti 41 volt/metre. Eğer baz istasyonlarında elektrik alan şiddetleri 41 volt/metrenin altındaysa insan sağlığı için zararlı değildir, üstündeyse zararlıdır.”

‘Limit değerler dünya standartlarının altında’

Türkiye’de kurum olarak bu konudaki düzenlemeleri yaparken 10 volt/metreyi üst değer olarak kabul ettiklerini kaydeden Alkan, şu bilgileri verdi: ”Dünya, insan sağlığı için zararlı olan baz istasyonu elektrik alan şiddetini 41 volt/metre olarak kabul ederken, biz Türkiye’de kurum olarak bu değeri 4 kat daha aşağıya çekerek 10 volt/metre olarak belirledik. Burada amaç şuydu; Bundan onlarca sene önce insan sağlığı üzerindeki etkileri 41 volt/metre olarak kabul edilmiş olabilir ama sürekli maruziyet halinde, çok sık kullanım halinde, 5-10 yıl sonra belki zararlı etkiler ortaya çıkabilir düşüncesiyle bunu aşağıya çektik. Dünyadaki 170′in üzerindeki ülkenin içinde bu değeri kabul eden 6. ülkeyiz. Yani 6 ülkenin dışındaki bütün ülkeler bizim üzerimizdeki değerleri kabul etmiş durumda. Bundan dolayı Türkiye zaten yıllar önce alabileceği en önemli tedbiri alarak bu değeri 4 kat aşağıda tutmuştur.”

‘Her baz istasyonu denetimimiz altında’

Türkiye’deki her baz istasyonuyla ilgili ölçümler yaptıklarına dikkati çeken Alkan, bunu hiçbir ülkenin yapmadığını söyledi. Dünyada bu ölçümlerin örnekleme yoluyla yapıldığını belirten Alkan, şunları kaydetti: ”Biz Türkiye’deki hassasiyeti gözeterek, kurulan her baz istasyonunda, bölge müdürlüklerimiz ve teknik elemanlarımız marifetiyle bire bir ölçümler yaparak limit değerlere uyulup uyulmadığını, teknik kriterleri ve düzenlemelere uygun olup olmadığını kontrol ediyoruz. Dolayısıyla rahatlıkla şunu söylüyoruz, Türkiye’de nereye bir baz istasyonu kuruluyorsa, bu bizim kurumumuzun denetimi ve kontrolü altındadır. İnsan sağlığını olumsuz etkileyecek limit değerleri aşmaları söz konusu değildir. Böyle bir ihtimal olduğunda da hemen gerekli yaptırımlar gerçekleştiriliyor. Çok rahatlıkla şunu söyleyebiliriz, operatörler baz istasyonlarını kurarken rastgele kurmuyorlar, bunların bir takım yönetmelik ve düzenlemeleri var. Bunlarla ilgili bütün teknik bilgileri, dosya halinde bizim bölge müdürlüklerimize iletiyorlar. Biz gerekli inceleme ve denetimleri yapıyoruz. Türkiye’deki vatandaşlarımız dünya standartlarının da çok altında bu tür etkilere maruz kalmaktadırlar ve dünyanın yaptığı denetimlerden çok daha ciddi denetimlerle korunmaktadırlar.”

Her türlü denetim ve kontrol yapılmasına rağmen çok az da olsa zararlı etkileri varsa bunları minimize edebilmek için de cep telefonlarının amacına uygun kullanılması gerektiğini ifade eden Alkan, ”Saatlerce cep telefonu ile konuşmayalım. Bunun hem ekonomik olarak hem teknik olarak mahsurları vardır. Konuşmalarımızı kısa tutalım. Mümkünse kulaklık takmak suretiyle cep telefonumuzu kullanalım” dedi.

Kayseri’nin kirlilik haritası

Türkiye’nin bütün illerinin elektromanyetik kirlilik haritalarını çıkardıklarını belirten Alkan, Kayseri’nin bu konuda son derece temiz olduğunu anlattı. Kayseri’de 3 GSM operatörüne ait 501 adet baz istasyonu bulunduğunu dile getiren Alkan, ”Dünyanın değeri 41 volt/metre, bizim değerimiz 10 volt/metre Kayseri’deki en yüksek değer ise 4.7 volt/metre. Bu değer de 501 istasyondan sadece 1 tanesinde ölçülmüştür. 163 baz istasyonunda ise bu değer 0.1 volt/metre’dir. Dolasıyla baz istasyonlarımız bu kadar ciddi denetim altındadır” diye konuştu.

‘Ne kadar çok baz o kadar az kirlilik demek’

Halkın “baz istasyonlarının fazla olmasının daha fazla elektromanyetik kirliliğe yolaçacağına” ilişkin yanlış bilgi sahibi olduğuna dikkati çeken Alkan, baz istasyonu sayısı arttıkça güç düşeceği için elektromanyetik kirlilik değerinin daha da aşağıya düştüğünü anlattı. Baz istasyonu sayısı az olan bölgelerde elektromanyetik kirliliğin arttığını belirten Alkan, şu bilgileri verdi: ”Niye bunları şehir dışına kurmuyorsunuz, şehir içine her tarafa baz istasyonu kuruyorsunuz’ diye soruyorlar. Bunların şehir dışına çıkarılması demek, baz istasyonunun büyük güçlerde sinyal basması demek. Asıl sağlığa ciddi anlamda zarar verecek budur. Teknik olarak da baz istasyonlarının şehir dışında kurulması mümkün değildir. Her bir baz istasyonunun konuşturma kapasitesi bellidir. Kapasiteyi artırabilmek için yeterli sayıda baz istasyonu kurulması gerekir. Bu nedenle, hem görüşme kalitesinin sağlıklı olması açısından hem de elektrik alan şiddetinin ve gücünün düşük olması açısından baz istasyonun çok olmasının yararı vardır.”