Selenyum

Giriş

Selenyum, iyi bir sağlık için gerekli olan temel bir mineraldir fakat sadece az bir miktarda gereksinim duyulur. Selenyum, önemli antioksidant enzimler olan selenoproteinleri yapmak için proteinlerle bağlanır. Selenoproteinlerin antioksidant özellikleri serbest radikaller tarafından verilen hücresel zararı önlemeye yardımcı olur.Serbest radikaller oksijen metabolizmasının doğal yan ürünleri olup, kanser ve kalp rahatsızlıkları gibi kronik hastalıkların ilerlemesine katkıda bulunabilirler. Diğer selenoproteinler tiroid fonksiyonunun düzenlenmesine yardımcı olurlar ve bağışıklık sistemi içinde rol oynarlar.

 

Gıda Kaynakları

Bitkisel besinler,dünya genelinde birçok ülkede selenyumun başlıca günlük besin kay- naklarıdır.Gıda içerisindeki selenyum miktarı,bitkilerin geliştirildiği veya hayvanların geliştirildiği toprağın selenyum miktarına bağlıdır. Avrupada toprak selenyum bakımın dan fakirdir.Selenyum seviyesi en düşük İspanya,Yunanistan ve Doğu Avrupadadır ve genelde Birleşmiş Milletlere göre Avrupa ülkelerinde daha düşüktür. Birleşmiş Milletlerde, Kuzey Nebraska'nın yüksek düzlüklerinde ve Dakota'da topraklar çok yüksek seviyede selenyuma sahiptir. Çin ve Rusya'nın bazı bölgeleinde topraktaki selenyum seviesi çok düşüktür. Selenyum eksikliği çoğu kez bu bölgelerde rapor edilir çünkü bu bölgelerdeki birçok besin yöresel olarak yetiştirilir ve tüketilir.

Selenyum,aynı zamanda bazı et ve deniz besinlerinde bulunabilir.Tahıl tüketen hay vanlar veya selenyum bakımından zengin topraklarda yetişen bitkiler kaslarında yüksek seviyede selenyum içerirler.

Selenyum'un bazı önemli gıda kaynakları 

 

  

ParanutTuna biftekKaridesMorinaAyçicek çekirdeği

  

Cashew fındığıPirinçCevizYumurtaTavuk

Tavsiye Edilen Günlük Alım Miktarı(RDA)

Genel populasyon için Avrupa Birliği tavsiye edilen günlük miktarı 55 mikrogram/gün‘dür.

İnhibitörler/uyarıcılar:

Aşağıdaki gıda bileşenleri,selenyum emilimini arttırmaktadır.

Iodine :Selenyum eksikliği,iodine eksikliğinin etkisini arttırabilir.Iodine, Tiroit hormonunun sentezi için temel bir bileşendir.Fakat selenoenzimler, İodotironin deiodinazlar aynı zamanda tiroksinin biyolojik olarak aktif olan Tiroit hormonu triiodotironine dönüşümünde gereklidir.

Antioksidant Besinler :Glutation peroksidaz ve tioredoksin reduktazın integral kısımları olarak,selenyum muhtemelen hücrenin antioksidant dengesini etkileyen her besin ile bağlantıya girer.Antioksidant enzimlerin kritik bileşenleri olan diğer minareller,bakır,çinko(süperoksit dismutaz olarak) ve demir(katalaz olarak) içerirler.Selenyum,glutation peroksidaz olarak aynı zamanda, yağların oksidasyonunu sınırlamada vitamin E aktivitesini desteklemek için belirirler. Hayvanlar üzerindeki araştırmalar,selenyum ve vitamin E‘nin bir diğerini esirgeme eğiliminde bulunduğunu ve bu selenyumun, oksidatif şiddetlerin modellerinde vitamin E eksikliğinden kaynaklanan bazı hasarları engelleyebilmesini açığa çıkarır. Tioredoksin reduktaz, aynı zamanda vitamin C'nin antioksidant fonksiyonunu, tekrar oluşumunu kataliz ederek korur.

Vücuttaki görevleri

Selenoprotein sentezi sırasında, selenocystein fonksiyonel bir protein oluşturmak için amioasit serisi içinde çok özel bir yere yerleştirilir. En az 11 selenoprotein karakterize edilmiştir ve ek selenoproteinlerin varlığına dair kanıt vardır.

Glutasyon peroksidazlar

4 tane selenyum içeren glutasyon peroksidazları (GPx) belirlenmiştir.

1.hücresel veya klasik GPx

2.plazma veya ekstrahücresel GPx

3.fosfolipit hidroperoksit GPx

4.mide bağırsağı GPx

Her bir GPx farklı bir selenoprotein olmasına rağmen hepsi antioksidant enzimler olup hidrojen peroksit ve yağ hidroperoksitler gibi potansiyel zarar verici reaktif oksijen türlerini su ve alkol gibi zararsız ürünlere indirgenmelerini glutationun oksidasyonu ile bağlıyarak sağlarlar.

Tioredoksin reduktaz

Tioredoksın reduktaz,tıoredoksin ile birlikte vitamin C içeren,birçok antioksidant sisteminin meydana getirilmesinde yer alır.Tioredoksin reduktaz tarafından indirgenmiş haldeki tioredoksinin korunumu hücre büyümesini ve yaşamasını düzenlemede önemlidir.

Iodotironin deoinaz (Tiroit hormon deoinaz)

Tiroit bezleri, kan dolaşımı(sirkulasyon) içerisinde çok az miktarda biyolojik aktif tiroit hormonu (triodotironin veya T3) ve çok fazla miktarda inaktif tiroit hormonu(tiroksin veya T4) bırakırlar. Hücre içerisinde vekan dolaşımı içinde, biyolojik aktif T3lerin birçoğu selenyum bağımlı iodotironin deiodinaz enzimleri tarafından kataliz edilmiş bir reaksiyon içinde T4 den bir iodin atomunun uzaklaştırılması ile meydana getirilir. T3,T4 ve diğer tiroit hormonu metabolitleri üzerindeki hareketleri sayesinde, 3 farklı selenyum bağımlı iodotironin deiodinazlar(tip.1,2 ve 3)tiroit hormonunu hem aktf hemde inaktif edebilirler ve tiroit hormonun düzenine doğru selenyum elementini normal gelişme, büyüme ve metabolizma için temel element yaparlar.

Selenoprotein P

Plazmada bulunur ve aynı zamanda vaskularendotelial hücreleri (kandamarlarını iç duvarlarına uzanan hücreler) ile bağlantı halindedir.Selenoprotein P'nin fonksiyonu tam belirlenememiş olmasına rağmen,fonksiyonu,peroksinitrat olarak adlandırılan reaktif nitrojen çeşitleri tarafından zarar görmüş koruyucu endotelial hücrelerinin antioksidant eğilimi gibi,taşıyıcı protein olarak önerilmiştir

Selenoprotein W

Kaslarda bulnur hala fonksiyonu bilinmemesine rağmen kas metobolizmasında rol aldığı düşünülür.

Eksikliği

Yetersiz selenyum alınımı düşük glutation peroksidaz aktivitesi ile sonuçlanır. Şiddetli olduğu zaman bile, izole edilmiş selenyum eksikliği klinik hastalıklarla sonuçlanmaz. Her nasılsa, selenyum eksik bireyler ilave psikolojik şiddetlere karşı daha hassasiyet gösterirler. İnsanda selenyum eksikliği en çok toprak selenyum konsantrasyonu düşük olan Çin'de dikkate değerdir. Selenyum eksikliği kalp rahatsızlığı, hipotiroidizm ve zayıflamış bir bağışıklık sistemi oluşmasının ilerlemesine katkıda bulunabilir, bu delillendirilmiştir.Aynı zamanda diğer bir delil de; selenyum eksikliği genelde kendisi tarafından hastalığa sebep olmaz fakat vücudu diğer besin, biyokimyasal veya bulaşıcı hastalıklara karşı daha hassas hale getirebilir.

Toksisite

Selenyum,sağlık için gerekli olmasına karşın, yüksek dozda zehirli olabilir.Şiddetli ve öldürücü zehirlenmeler kaza veya intihar amaçlı, gram seviyelerindeki selenyum miktarının sindirimi ile oluşmaktadır. Klinik selenyum zehirlenmesi 13 bireyde, imalat hatasına bağlı olarak bir tablette 27.3mg (27,300mikrogram) bulunan tabletlerin alınmasından sonra rapor edildi. Kronik selenyum zehirlenmesi (selenosis) düşük dozda selenyumum uzun bir zaman süreci içerisinde alınması ile oluşabilir.

Selenosisin en sık rastlanan belirtileri; saç, tırnak kırılması ve kaybıdır. Diğer belirtiler mide-bağırsak rahatsızlıkları deri kızarıklıklarını,sarımsaksı nefes kokusunu,bitkinlik sinirlilik ve sinir sistemi anormalliklerini içerebilir. Çin'in bir sahasında,selenosisin yüksek etkisi ile kanda selenyum konstrasyonun günde 850 mikrogram alımını karşılayan bir seviyeye ulaştığı zaman artan frekans ile birlikte zehirleyici etkiler oluşmuştur (yaklaşık olarak gereken dozun 20 katı)

Düzenleme

Selenyum emilimi, sindirilen bileşiğin çözünürlüğüne ve günlük selenyum sulfur oranına bağlıdır. Emilim için mevcut selenyum, gıda kaynaklarının cinsine (örneğin deniz besinleri selenyum bakımından zengindir ama çok az emilir.) ve gıda proses metodları gibi birçok farklı faktöre bağlıdır.

Selenyum, birkez emildikten sonra glutation peroksidaz enzimi oluşturmak için ve hemoglobin ve myoglobin gibi çeşitli proteinlerle birlikte olmak için sulfur içeren aminoasitlerle (cysteine ve methionin) reaksiyona girer. Selenyumun fazlası idrarda saklanır ve selenyum içeren dimetil selenid molekülü solunum sırasında dışarı çıkarılır.