Mangan

Giriş

Mangan vücut için hem gerekli, hem de potansiyel zehirli bir mineral elementtir. Bilim adamları hala Mangan eksikliğinin ve Mangan zehirlenmesinin canlı organizmalar üzerindeki olumsuz etkilerini anlamak için çalışmalarını sürdürmektedirler. Mangan, bazı enzimlerin yapısına katılarak, bazılarında ise aktivatör olarak fizyolojik proseslerin gerçekleşmesinde önemli rol oynar.

Gıda Kaynakları

Bitki kaynaklı mineraller bir yerden diğerine farklılık gösterebilir, çünkü arazinin mineral içeriği coğrafik olarak değişir.

 

Manganın bol bulunduğu gıdalar; tahıllar, fındık, yapraklı sebzeler, ve çay. Çok miktarda fitik asit içeren; fasulye, tohumlar, fındık, tahıllar, ve soya ürünleriyle çok miktarda oksalik asit içeren; kabak, ıspanak, ve tatlı patates, mangan emilimini önemli ölçüde engellerler. Çay, zengin bir Mangan kaynağı olmasına rağmen, içinde bulunan tannin de Mangan emilimini düşürür.

Mangan bazı önemli gıda kaynakları:

 

  

Macadamia fındığıFındıkPeca fındığıHindistancevizi tozuBadem

  

Cashew fındığıSoya fasulyesiKahverengi pirinçBeyaz bezelye (nohut)Çay

Tavsiye Edilen Günlük Alım Miktarı(RDA)

Doğal diyet uygulayan insanlarda mangan eksikliği belirlenmediğinden, Avrupa Birliği mangan alımında genel populasyon için herhangi bir kısıtlama veya düzenleme belirtmemiştir.

İnhibitörler/uyarıcılar:

Aşağıdaki gıda bileşenlerinin Mangan emilimine uyarıcı olduğu belirlenmiştir.

Kalsiyum – Kalsiyumun, sağlıklı yetişkinlerde sindirimden sonra kandaki Mangan miktarını düşürdüğünü gösteren bulgular bulunmaktadır.

Demir – Bazı bulgulara göre; Mangan ve Demir bazı ortak emilim ve taşıma yollarını paylaşabiliyorlar.  Bir yemekteki demir miktarı arttıkça, Mangan emiliminin düştüğü görülmüştür.

Magnezyum – Günlük alınan Magnezyumun (200 mg/day), sağlıklı yetişkinlerde sindirim sonrası kandaki Mangan miktarını düşürdüğü gözlenmiştir. Bu etkisini, Manganın emilimini düşürerek ya da Mangan kaybını yükselterek yaptığı gözlenmiştir. 

Vücuttaki görevleri

Antioksidan fonksiyonu

Mangan superokside dismuteyz (MnSOD) mitokondrideki başlıca antioksidan enzimdir. Hücrede kullanılan oksijenin %90'ını mitokondri tükettiğinden, özellikle oksidatif baskıya dayanıklıdırlar. Superokside radikali ATP sentezi sırasında, mitokondride üretilen reaktif oksijen türlerinden biridir. MnSOD, superokside radikallerinin hidrojen peroksit'e dönüşümünü katalizler. Daha sonra diğer antioksidan enzimler sayesinde hidrojen peroksit suya dönüştürülebilir.

Metabolizma

Bazı Mangan-aktiveli enzimler, karbonhidrat, amino asit ve kolesterol metabolizmalarında önemli rol oynarlar. Mangan-içeren Piruvat karboksilaz enzimi, ve Mangan-aktiveli fosfoenolpiruvat karboksikinaz (PEPCK) enzimi, gluconeogenesis'de (karbonhidrat olmayan yapıtaşlarından glikoz üretimi) önemli rol oynar.  Arginase, bir başka Mangan-içeren enzimdir, ve karaciğer tarafından üre çemberi (amino asit metabolizmasında üretilen amonyağın zehirsizleştirmesini gerçekleştiren proses) için istenir. 

Kemik Gelişimi

Bazı hayvan türlerinde Mangan eksikliği anormal iskelet gelişimine sebep olmuştur. Mangan, sağlıklı kıkırdak ve kemik oluşumu için gerekli proteoglikanların sentezlenmesini sağlayan glikosiltransferases enzimi için tercih edilen bir kofaktördür. 

Yara İyileşimi

Yara İyileşimi, yüksek miktarda kollejen üretimi gerektiren kompleks bir prosestir. Mangan, insan deri hücrelerindeki kollejen oluşumunu sağlayan prolin amino asitinin sentezlenmesinden sorumlu prolidaz enziminin aktivasyonunu gerçekleştirir. Genetik bir bozukluk olarak bilinen prolidaz enzimi eksikliği, anormal yara iyileşme ve anormal Mangan metabolizması sorunlarına sebep olur. Ayrıca Mangan-aktiveli glikosiltransfereyz gerektiren Glikozaminoglikan sentezi de yara iyileşiminde önemli rol oynar.

Eksikliği

Mangan eksikliği bazı hayvan türlerinde araştırılmıştır. Hayvan türlerinde, Mangan eksikliği sonucunda; gelişim bozuklukları, fonksiyonel bozukluklar, anormal iskelet yapıları, glikoz duyarlılığı bozuklukları, ve değişmiş karbonhidrat ve yağ metabolizmaları gözlenmiştir. İnsanlarda ise Mangan eksikliğine bağlı bir sendrom görülmesi daha belirsizdir. Uzun süre Mangan içermeyen bir diyete maruz bırakılan bir çocukta olumsuz kemik gelişimi görülmüş ve Mangan verilerek bozukluklar düzeltilmiştir. Düşük Mangan içeren bir diyete maruz bırakılan genç erkeklerde serum kolesterol miktarında düşüş ve geçici deri kızarıkları görülmüştür. Ayrıca kandaki kalsiyum, fosfor ve alkali fosfataz miktarları yükseldi, bu yüksek değerler mangan eksikliğinden dolayı kemiklerdeki yeniden yapılanmada artış olduğunu göstermektedir. Düşük mangan içeren diyete maruz bırakılan genç bayanlarda damarlardaki anormal glikoz yoğunluğuna tepki olarak bozuk glikoz duyarlılıkları görülmüştür.

Toksisite

Mangan zehirlenmesi gıdalardan direk olarak değil de solunum yoluyla ya da sindirimde ortaya çıkabilir. Soluma yoluyla oluşan Mangan zehirlenmesi çok çeşitli nörolojik problemlere sebep olabilir ve Mangan tozu soluyan kişilerde iyi bilinen bir sağlık sorunudur. Sindirimde ortaya çıkan Mangan zehirlenmesinin tersine solunum yoluyla ortaya çıkan zehirlenmede, solunan Mangan karaciğerde metabolizmaya uğramadan önce direk beyine taşınır. Mangan zehirlenmesi semptomları aylar veya yıllar içerisinde yavaş yavaş kendini gösterir. En kötü halinde Mangan zehirlenmesi kalıcı nörolojik sorunlara yol açar. Bu sorunlar Parkinson hastalığındakine benzer olarak; aşırı titreme, yürümede zorlanma, ve kas spazmları halinde kendini gösterir. Bu sendrom çabuk sinirlenme, agresifleşme, ve hatta halusinasyonlar görme gibi psikiyatrik semptomlarla da ortaya çıkabilir. Yüksek dozda sindirilen Mangan da benzer semptomlara sahiptir ancak bununla ilgili kanıt ve bulgu pek fazla bulunmamaktadır.

Düzenleme

Mangan bağırsaklarda %4 verimlilik ile emilir ve kana transmanganin adlı bir protein ile alınır ve taşınır. Vücuttaki Mangan miktarı seviyesi değişik yollarla dışarı atımlarla kontrol edilir. Emilim kontrolü yoktur.