Krom

Giriş

Kromun beslenme açısından gerekli bir mineral olduğu bilinmesine rağmen kromun vücutta nasıl çalıştığı tam olarak bilinmemektedir. Kromun en çok bilinen iki formu 3 değerlikli ve 6 değerlikli formlarıdır. 3 değerlikli krom gıdalarda bulunan ve vücut tarafından en iyi kullanılabilen formudur. Biyolojik olarak aktif formunun yapısı tam olarak bilinememektedir.

Gıda Kaynakları

Gıdalardaki krom miktarı gıdaların yetiştiği bölgelerdeki toprağın mineral içeriğine göre değişkenlik göstermektedir. Gıdaların krom içeriğiyle ilgili çok fazla bilgi bulunmamaktadır. İşlenmiş et, tahıl ürünleri, yenmeye hazır kepek, yeşil fasulye, brokoli ve baharatlar krom bakımından oldukça zengindirler. Sükroz ve früktoz gibi basit şekerleri içeren gıdalar, krom bakımından fakir olmasının yanı sıra krom kaybına neden olmaktadır. Aynı gıdaların farklı kısımlarındaki krom miktarı önemli bir şekilde farklılık gösterebilir.

 

Kromun bazı önemli gıda kaynakları:

MayaEt, Yeşil fasulye, Fındık, Kırmızı fasulye, Elma, Fıstık, Brokoli, Muz, Portakal suyu

Tavsiye Edilen Günlük Alım Miktarı(RDA)

Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri bir alım miktarı belirlemiştir. Yetişkinlere göre kabul edilen krom alımı 30-50 µg/gün değerleri arasında olmalıdır.

İnhibitörler/uyarıcılar:

Aşağıdaki gıda bileşenleri krom emilimini arttırmaktadır:

C Vitamini – Hayvanlara kromun C Vitamini ile aynı anda verilmesiyle birlikte emilimi artmıştır.

Aşağıdaki gıda bileşenleri krom emilimini engellemektedir:

Karbonhidratlar – Basit şekerlerce zengin diyetler (sükroz), kompleks karbonhidratlarca zengin diyetlere (bütün tahıl) göre daha fazla idrar yoluyla krom atılımının artmasına neden olurlar.

Demir – krom demirin transfer proteini olan transfferinin bağlayıcılarından bir tanesidir. Fakat çoğu çalışma sonuçsuz kalmıştır. Kalıtsal hemochromatosis'den ötürü aşırı demir birikmesi, kromun taşınımına müdahale eder.

Vücuttaki görevleri

Kromun biyoaktif formu, ensülinin etkisini artırarak glikoz metabolizmasında yer almaktadır. Kromun ensülin reseptörleriyle etkileşimi sayesinde, ensülin hücrelere glikoz ile enerji sağlayarak kandaki glikoz miktarının artması engellenir. Kromun glikoz metabolizmasındaki etkisine ek olarak, ensülin yağ ve proteinlerin metabolizmasında yer almaktadır.

Eksikliği

Krom eksikliği, uzun dönemden beri serumla beslenen ve serumlarına krom katılmamış üç hastada gözlendi. Bu hastalarda ensülin ihtiyacı artmıştır ve anormal glikoz kullanımı gözlenmiştir. Ek olarak, iyi beslenmemiş bebeklerde bozulan glikoz toleransına, ağız yolundan alınan krom klorür cevap vermiştir.

Birçok çalışmalar, erkek koşucularda düzenli egzersizlerden dolayı, idrar yolu ile krom kaybının olduğunu göstermiştir. Bu nedenle bütün düzenli egzersiz yapan kişilerin almaları gereken krom miktarı artmaktadır. Yine son yapılan çalışmalarda, yaşlı erkeklerde ağırlık kaldırma gibi egzersizlerden dolayı idrar yoluyla krom kaybı olduğu ortaya çıkmıştır. Bununla beraber direnç egzersizleri çok az yada hiç krom kaybına neden olarak, krom emilimini artırmıştır.

Günümüzde yapılan çalışmalarda yetersiz alınan kromun duyarlılığı kısıtladığı göstermiştir. Kromun besleyici değeri hala araştırılmaktadır.

Toksisite

Altı değerli krom veya krom (VI) karsinojen olarak bilinir. Tozlu ortamlarda kroma maruz kalma sonucu akciğer kanseri vakalarının ve deride iltihaplanma olaylarının gerçekleşmesine neden olur. Ayrıca üç değerli kromun veya krom (III)'ün insanlara toksik etki yaptığı ile ilgili birkaç kanıt vardır. Gıdalardan alınan fazla kromun sağlığa ters bir etkisinin olmadığı da bilinmektedir.

Çoğu uzun ömürlü krom (III) takviyesi kullanımının DNA'nın hasar görmesine neden olabilmektedir. Günümüzde krom (III)'ün canlı organizmalarda DNA hasarına neden olduğunu gösteren bir kanıt bulunmamaktadır.

Düzenleme

Kan dolaşımıyla krom vücudun bütün bölümlerine dağılır. Daha sonra krom böbreklerden geçerek idrar ile birkaç gün içerisinde tasfiye edilir. Çoğu insan günde az miktarda krom alabilir. Vücutta ağızdan alınan kromun büyük bölümü birkaç gün içerisinde dışkı ile vücuttan dışarıya atılır ve hiçbir zaman kana girmez. %0.4–2.1 kadar olan çok az bir kısmı bağırsak zarından geçerek kan dolaşımına girer. Gıdalarda bulunan krom (III) diğer maddelere tutunabilir ve böylece kromun karın ve bağırsaklardan kan dolaşımına geçişi daha kolaylaşır. Vücut kromun bu formunu hayati vücut fonksiyonlarını gerçekleştirmek amacıyla kullanır. Eğer krom ile deri temasa geçerse, deri zarar görmedikçe çok az miktar krom vücuda geçer.