Kardelenin Aşkı

Bu efsanenin kahramanı bulunduğu krallıkta tüm genç delikanlıların ve yakın tüm krallıklarda güzelliği duyulmuş genç ve güzel kardelenin hayatı... 
Yüzünün güzelliği kadar kalbinin güzelliğini bilmeyen yokmuş... 
Evlenme çağı gelse de bir türlü kalbinin sahibini bulamamış... 
Bu onun suçu değilmiş gerçekten sevebileceği ve âşık olabileceği biri olmasını istemesiymiş... 
Bir gün yaşlı bir kadından bir efsane duymuş. 
Bu efsaneye göre karlı, bir o kadar zor aşılan dağların ardında kışı getiren ve beyaz örtünün gerçek sahibi bir prens yaşarmış... 
Yalnızlığı seçmesinin tek nedenin kendisi için fedakârlık yapıp bu soğuk karlar ülkesinin kalbinde kalmasıymış...

Ama oysa kardelen orada çok fazla kalamazmış... 
O kadar soğuk o kadar soğukmuş ki bu hayalini kuran herkesi bu fikirden caydırırmış... 
Hatta bazı cesur prensesler oraya gidip geri döndüklerini ve hatta bir daha da haber alınmadığını söylemiş. 
Yalnız demiş belki senin için karşı dağların ardında yasayan yaşlı büyücü sana yardım eder demiş... 
Her şeye rağmen kardelen yola çıkmış karlar öylesi büyülemiş öylesi onu etkilemiş ki... 
Mutluluktan kalbi bir kus gibi çırpınıyor ve prensi görmek için sabırsızlanıyormuş... 
Patikaları aşarken karların güzelliği kardeleni bile şaşkınlığa çeviren sadece bu beyaz örtü onu oldukça etkilemiş... 
Öyle ki soğuk bile bu güzelliği seyretmek için durmasını engelleyememiş... 
Çok üşümesine ve zorlu yollara rağmen bir kaç gün sonra prensin yaşadığı krallığa gelmiş. Burada prensten başka kimse yokmuş... 
İlk görüşte aşk bu o olmalı ki bir birlerini ilk gördükleri an sevmişler hatta âşık olmuşlar... 
Fakat geçen her an kardelen için ölüm demekmiş... 
Prens ona bunu açıklamış... 
Burada kalmasını çok istediğini ama bunun bir çaresinin olmadığını ve aşklarının böylesi umutsuz kalacağını söylemiş... 
Ve eklemiş "Böylesi ruhum yanında huzur bulmuşken; bundan sonra asla başka birinin yanında mutlu olamam ben" ve kardelende aynı duyguları yinelemiş... 
Ama ne var ki çaresizlik içinde geri dönmüş. 
Ve bu efsaneyi anlatan yaşlı kadının bir kaç sözünü hatırlamış... 
Yaşlı büyücünün ona yardım edebileceğini düşünmüş... 
Hemen yola koyulmuş... 
Bir kaç gün sonra derin heybetli ormanların ardından büyücünün evini bulmuş... 
Ona her şeyi bir bir anlatmış ama ne var ki bunun çaresi yokmuş... 
Sadece bir yol varmış. Bir yol onu bu kadar yakın tutabilir bir yolla ancak böyle kucaklaşabilirmiş... 
O da nadir olan ve sadece kış mevsiminde karlar prensinin koynunda açabilen bir çiçeğe dönüştürebileceğini söylemiş... 
Ve durup düşünmüş kardelen "Eğer bu çiçeğe dönüşürsem, bütün bir kış onunla beraber olur... 
Bütün zamanımı onunla geçirebilirdim demiş..." 
Ve eklemiş..."Olabilir mi? Aşkıma yakın olabilmek için bunu yapabilir miyim? Demiş..." 
Ve bir kaç damla sevdikleri için veda yaşları kararlılık içinde gözlerinden süzülmüş... 
Büyücü ona sihirli bir iksir yapmış... 
Bu onu hayal ettiği çiçeğe dönüştürecek ve sonsuza dek sadece kış mevsiminde açacakmış... 
Tekrar yola koyulmuş karlı dağların eteklerini aşıp prensine her şeyi anlatmış... 
Kararlılığı prensi o kadar etkilemiş ki ona kucağını açmış... 
Büyücünün verdiği iksirin bir kaç damlasını yudumlamış... 
Ve oracıkta bir tohum tanesi olup karların arasında kaybolmuş kardelen... 
Bir kaç dakika sonra prensi bile şaşkına çeviren eşsiz güzel bir çiçek büyüyüp boy vermiş. 
Bu aşkı için fedakârlıktan vazgeçmemiş, bu sevgisi için yılmamış, bu uğruna ölümü bile göze aldığı aşkının koynunda açan kardelenmiş... 

İşte aşk budur... 
Gerçek sevgi fedakârlıkla büyür... 
Gerçek aşk zamanı yener... 
Gerçek sevgi yürekte hissedilir... 
Eğer hayatta pişmanlık duymak istemiyorsanız... 
Geri dönüp neler kaybettiğimize ve neleri tekrar kazanabileceğimize bakmalıyız... 
İnanın geç değil... 
Bence bunun için geç değil... 
Eğer gerçek sevgiyi gerçek aşkı yaşadıysanız bundan inanın tereddüt etmeyin... 
Çünkü yüreğinizde sevgi zannettiğinizden çok daha güçlü... 
Sizleri cesaretlendirecek... 
Ve onun yanına götürecektir... 
Ve emin olun... 
Gerçek aşkı bir gün sizde yakalayacaksınız... 

"Hayat yaşanılır en güzel cennettir... Aşksa bunu yaşatacak şarap..."