Bunu Aktarın

1965 yazında bütün aile Florida Plant City'de biraraya gelip bir aile toplantısı yapmıştık. Gece saatin 2'sinde büyükannem herkesi uyandırdı ve boş Coca Cola şişeleri, mantar ve boş kağıt bulmaları için seferber etti. "Tanrıdan bir mesaj aldım. Herkes bunu dinlemeli." Kağıda bir şeyler yazmaya başladı. O sırada çocuklar da yazdıklarını şişeye koyuyor ve şişenin ağzını mantarla kapatıyorlardı.

O sabah yaklaşık 200 şişe denize bırakıldı.




Yanlış Numara Mı?

Annem yeni vefat etmişti. Son bir yıldır bir iyileşmiş, bir kötüye git­miş, sonunda hayata gözlerini yummuştu. Babam öldüğünden beri yaşadığı pek söylenemezdi. Ama geçen sene gerçekten kötü günler geçirmişti. George olmadan Marge'ın eğlenmesi olası değildi. Yaşayacak, kavga edecek, gülecek, sevecek biri yoktu. Şüphesiz biz vardık, ama bizi babamla bir görmüyordu. Biz de bunu anlayışla karşılıyorduk.

Annemin durumu hastanede aniden kötüye gitmeye başlamıştı. Kız kardeşim Betsy'ye haber vermişlerdi, o da işi bırakıp doğru hastaneye gitmişti. Kocası Andy kötü haberi almış Betsy'ye evden ulaşmayı denemiş, ama başarılı olamamış. Sonra da hastaneyi aramaya karar vermiş. Andy annemin odasının yedinci katta olduğunu biliyordu. Oda numarasını tam olarak hatırlamaya çalışmış ama hatırlayamamış. 7226?, 7626?, 7662? Hastaneyi telefonla arayıp, bağlamalarını istemeye karar vermiş. Marge Mueth'i istemiş ve soyadının harflerini, M-U-E-T-H şeklinde tek tek söylemiş.




Sınavı Geçmek

Mayıs 1947, saat sabahın beş buçuğuydu. Iowa Des Moines'in 20 mil doğusunda küçük bir kasabanın papaz evinin mutfağında tost yiyordum. Bütün gece bir ikilemden dolayı kabuslar görmüş ve dua etmiştim. Drake Üniversitesi'ne hala öğrenim harcım olarak 50 dolar borcum vardı. Bugün de son sene final sınavlarına girmem gerekiyordu. Öğrenci işleri, son sınıf öğrencilerinin finallere girebilmeleri için öğrenim harçlarını yatırmaları ön koşulunu koymuştu. Çek yazmaya nasıl cesaret ederim? Bunu ödeyecek parayı nereden bulacağım?

Birinci sınıftayken evlenmiştim. İkinci sınıfın sonuna doğru ilk çocuğumuz olmuştu. Şu anda iki oğlumuz var ve eşim geçtiğimiz yaz bir ameliyat geçirdi. Bu küçük kasabada öğrenci papazı olarak iş bulduk ve rahibin evinde yatma ve biraz para kazanma şansını yakaladık. Gelirimize destek olsun diye ben okuldan sonra ve cumartesileri Des MoinesRegister and Tribune'de (des Moines gazetesi) çalışmaya başladım. Şu anda mücadelenin sonuna yaklaştık, ama hala çözümsüzlükler yakamızı bırakmıyor.




Rüyalar Gerçek Oldu

Yukarıya kaldırdığı yumruğuyla gökyüzüne bakan henüz dokuz yaşını bile doldurmamış Matthew Ryan Emrich, "Bu senin için baba" diye bağırdı. Matthew küçük ligde oynadığı ilk maçta ilk vuruşunu yapmıştı, bu rüyalarını bile süsleyecek bir vuruştu.

Babası Mark her zaman profesyonel bir beyzbol oyuncusu olmak istemişti. Uğraşmış didinmişti, ama babası Chet tarafından beslenen ve desteklenen bu hayal gerçekleşmemişti.




Bir Değişiklik

Küçük bir çocuk karakolda bir süredir devam eden bisiklet açık arttırmasına katılmıştı. Açık arttırma her açıldığında çocuk "Bir dolar veriyorum, bayım" diyordu. Arttırma her bir bisiklet en yüksek fiyata ulaşana kadar devam ediyordu. Çocuk her defasında bir dolar veriyordu. Satılacak son bisiklet ortaya çıkarıldığında çocuk yine "Bir dolar veriyorum, bayım" dedi. Fiyat yükseltildi ve mezatçı arttırmayı dokuz dolarla kapattı. Bisikleti en ön sırada oturan çocuğa verdi. 

Mezatçı cüzdanına uzandı, sekiz dolar çıkardı ve tezgahın üzerine koydu. Küçük çocuk beşlikler, onluklar ve yirmi beşliklerden oluşan bir dolarını sekiz doların yanına koydu, bisikletini aldı ve kapıya doğru yöneldi. Sonra bisikletini yere bıraktı, mezatçıya doğru koştu, kollarını mezatçının boynuna doladı ve ağlamaya başladı.




Yarım Kalan İş

Bu hafta sonu evde anneme bakıyordum. Annem kendisini pek iyi hissetmiyordu ve yardıma ihtiyacı vardı. Babam yarım gün çalışıyor ve arkadaşlarının ve bizim yardımımızla annemin ayakta durmasını sağlamaya çalışıyor. Bu hafta sonu babam yardımcı kadınlardan birinin hikayesini anlattı. Ama Öncelikle, benim yetişme yıllarımda evimizin nasıl olduğunu size anlatmalıyım. Anne babamız hepimizin (sekiz kardeştik) dünyayla yakın ilişkiler kurmamız gerektiğine inanırlardı. Üçümüz misafir öğrenci olarak Avustralya, Brezilya ve Hollanda'ya gitmiştik. Bunun nedeninin anne babamızın bizim yükümüzden kurtulup daha az masraf yapmak istemeleri olarak düşünebilirsiniz. Annem bizim evimizde yedinci ya da sekizinci çocuk yetiştirmenin başka bir evde üçüncü veya dördüncü çocuk yetiştirmekten daha kolay olduğunu düşünürdü.




Bilgi Lütfen

Telefon operatörü olarak çalışıyorum. Tek yapacağınız 411'i çevirmektir. O anda karşınızda beni bulursunuz. 411'den telefon numaralarını öğrenebilirsiniz. Oysa bir sürü insan "Orası bilgi servisi. Her konuda her şeyi biliyorlar." diye düşünmektedir. Bazen "Sen bilirsin kızım. Birinci caddede kahverengi bir evde oturuyor. Biz aynı sınıftaydık. Kahverengi saçları var." şeklinde telefonlar bile aldığım oluyor. Hatta, "Yumurta salatasının nasıl yapıldığını öğrenebilir miyim?" diyenler bile oldu.

Bir yün bir telefon aldım. Noel yaklaşıyordu.




Fakirlere Yardım Fonu

Tipik bir taksi gibi değildi. Hyatt'dan Kansas City Havaalanına giderken kendimizi iyi döşenmiş tam teşekküllü bir ofisteymiş gibi hissettik. Sonra şoför gururlana gururlana "Bu benim ofisim!" dedi. Ön camda "Fakirlere Yardım Fonu" yazılıydı. "Görünmeyen 10.000 Kansas City'li evsize yardım ediyorum." Kelimelerindeki duygu yoğunluğunu yakalamıştım. Gözlerim dolu dolu olmuştu. 

"Evet" dedi Richard Tripp "Noel yemeği bile yiyemeyen 800 insana Noel kahvaltısı veriyorum. Altı ay evsiz yaşadıktan sonra kendimi ayaklarım üzerinde bulunca 'Fakirlere Yardım Fonu'nu başlattım. 20 yıldır hayatımı öylesine yazılar yazarak kazanıyordum. Sonra lisansımı kaybettim ve evsiz kaldım. O kadar da kötü değildi. Sonra o eski araba mezarlıklarından ve çöplüklerden plastik bulmaya başladım. Sağ kalabilmek için kalın plastikten, yağmur geçirmeyen çadır ve uyku tulumu yaptım. Altı ay boyunca ormanın içinde yatıp kalktım. Eğer bir kişi altı ay evsiz kalıyorsa, bunların onda dokuzu sürekli evsiz demektir. Ben onlara yeni bir şans yaratmaya ve seçim hakkı tanımaya çalışıyorum."