2012 KPSS Lisans

KPSS, 7-8 Temmuz 2012 tarihinde gerçekleştirildi. Adaylar sınava girdi soruları, cevapladı ve içlerinden başarılı olanlar atanacak. Sorunsuz bir sınav gerçekleşti. Siz buna inanıyor musunuz?

Gene sorular çalındı krizi gündeme damgasını vurdu. Doğru mudur yoksa yanlış mı bunu biz bilemiyoruz tabi. İddialara göre sorular çalındı ve öğrenciler Türkiye’nin en saygın kurumlarından olan ve şüpheye yer bırakmaması gereken ösym’ye güvenmiyor.

İddialar gösteriyor ki sınavda sorulan bazı soruları cemaat dersaneleri öğrencilerine deneme sınavı olarak uygulamış. Çok ciddi bir iddia çünkü eğer doğruysa binlerce kişinin hakkını yiyecekler.

Sınav zor muydu kolay mı bilinmez. Çünkü bu görecelidir ancak bilinen bir şey var oda öğrencilerin aklında gene bir soru işareti oluştu. Belki de gene çalınmıştır sorular ve sınav iptal edilir. Şimdi bekleyip göreceğiz bakalım neler olacak. Ösym bu iddialarla ilgili ne diyecek.

Sınava hakkıyla girip bilgisiyle bir yerlere gelmeye çalışan tüm öğrencilere başarılar dileriz. Diğerlerine zaten diyecek bir şey yok.




Network Marketing'de Başarının Sırrı

Network isimde hep bir prensibim oldu: Bu is, benim isim!

Ne islerim istedigim gibi gitmezken, ne sorunlarim varken, ne de sponsorluk hattimdaki bazi kisiler bana destek olmazken, hatta isime zarar verdiklerinde, isimi birakmayi hic dusunmedim... 

Cunku bu is, onun bunun veya sponsorumun degil, benim isimdi. Cunku bu isi birakirsam, onun bunun veya sponsorumun degil, Benim hayallerim cope gidecekti.

Bu isi(mi) birakmadigim, asla vazgecmedigim ve bir SAMPIYON gibi savastigim icin gurur duyuyorum!...
Cocuklarimi en iyi okullarda okutabildigim Ve onlara dogru ornek oldugum icin gurur duyuyorum!...
Bircok dostumun hayatina olumlu yonde dokunabildigim ve cok daha fazlasini yapacagimiz icin gurur duyuyorum!...

Simdi de bazilari diyorlar ki, "cok sanslisin" :)




Siz de Onları Rezil Edin

FanClup.info olarak siz ziyaretçilerimize kendinizi büyük firmalara ezdirmeyin diyoruz. Bazı firmalar büyüdükçe karı arttıkça vatandaşı ezmeye ve vatandaşı soymaya çalışıyor. Bunu yapan öncelikli firmalar ise herkes seve seve kullanacak diye direten bankalar ve GSM şirketleri.

Yeni sloganımız. Şikayetlerinizi arttırın ve her ortamda onları rezil edin. Bazısı sadece mail atarak yada telefon ederek hakkını arıyor ancak bu durumda sürekli meşgul çalıyor. Sizi kaale alan yok. Bankalar halen haksız yere paranızı alıyor, hukuka aykırı olarak kredi kart aidatınızı geri ödemiyor, GSM şirketleri kontörlerinizi alıyor.

İşte sizlere tavsiyelerimiz şikayet varı kullanın ancak bu site sizin mesajınızı her zaman yazdığınız gibi yayınlamıyor siz bir de bize gönderin şikayetinizi sansürsüz olarak, web siteleri hakkında yorum yapabileceğiniz ve sizden başka kimsenin müdahale edemediği alexa diye bir site var. Firmayla ilgili sıkıntınızı biraz da oraya anlatın ve firmaya tek yıldız verin böylece web sitelerinin uluslararası alanda imajı sarsılacak ve aramalarda ilk sayfalardan arka sayfalara doğru ilerleyecek, şikayetinizi ilgili firmaya e-mail kanalı ile yüzlerce hatta binlerce kez gönderin. Ne zamana kadar şikayetiniz çözümleninceye kadar.




Oibs - Ankara Üniversitesi (Nostaljik)

Oibs Ankara Üniversitesi öğrencilerinin her yıl karşılaştığı ve artık tarihe gömülmüş web sitesi. Bu günlerde sadece nostaljik olarak var. Eski günleri hatırlamak isteyenler için FanClup.info ailesi olarak bu sitenin adresini sizlere veriyoruz. Girdiğinizde eski günlere gidip gelmeniz dileği ile...

İşte bu siteye girebileceğiniz adres: http://80.251.40.48/auapp/




Toshiba Servisi

Olaydaki yer mekan ve kişiler tamamen gerçektir. Bir yetkili servis için bu kadarı da olmaz dedirtecek türden. Olayın geçtiği yer Ankara Mediha Eldem sokaktaki toshiba yetkili servisi.

Toshiba servisine usb girişi bazen çalışan bazen çalışmayan ve bataryasında sorunlar olan bir bilgisayar bıraktık. Aradan 2 gün geçmeden cihazınızın tamiri yapıldı gelip alabilirsiniz denildi. Cihazı verdikten 5 gün sonra almaya gittik. Yapılan işlem anakartı değiştirilmiş. Ürünü servisten olduğu gibi alıp geldik ve gördüğümüz manzara karşısında şok olduk. Cihazın klavyesi yerinde yok.

Toshiba genel merkezini arayıp kibarca durumu ilettik ve şikayette bulunduk. Bize klavyesi olmayan bir bilgisayar verdiler diye.

Ertesi gün bilgisayarı götürüp gayet hoş bir tavırla bilgisayarın klavyesinin çalışmadığını söyledik. Servis bilgisayarı açınca klavyenin yerinde olmadığını gördüğünde şok geçirdi. Biz de fazla klavye var kimin ki diye durumu düzeltmeye çalıştıysa da başarılı olamadı. Bilgisayara klavye takıldı ancak bizim eski klavyemiz değil belki de bir başka bilgisayara ait bir klavye. Bizim klavyemizden daha az kullanılmış.

Servisten ayrılırken bir özür beklerken servis fişi istediğimizde bir de azar işittik kapıdaki görevliden. Serviş fişi vermesi için cihazın en az 2 iş günü serviste kalması gerekiyormuş. Cihazı aldık ve eve geldik. Bazı tuşları arada sırada çalışmıyor ve batarya sornumuzla ilgilenilmedi.

Ürünü satın aldıktan sonra 1 yıl geçtiyse batarya problemlerine bakılmıyormuş ve eğer şarjı 10 dakika dayanıyorsa yetkili mi yetkisiz mi bilinmez servisin yapabileceği hiçbir şey yokmuş.

Ürünü aldıktan sonra genel merkezi tekrar arayıp şikayetimize eklemeler yaptık. İnsan muamelesi görmediğimizi söyledik, serviş fişi verilmediğini söyledik.

Aradan birkaç gün geçti. Genel merkezden aradılar ve bize Toshiba Ankara Yetkili servisinin arayıp özür dileyip dilemediğini sordu. Bizde kimse bizi aramadı dedik.

O gün bugündür arayıp özür dilemediler, klavyenin bazı tuşları sorun çıkartıyor ve bilgisayarın şarjı olması gerekenin yarısından daha az dayanıyor.

Toshiba markalı hiçbir ürün almıyoruz, alana da mani olmuyoruz. FanClup.info ailesi olarak ürününüzde sorun yaşamamanızı temenni ediyoruz.




Y Harfi Anısı

Okulda koridorda dolaşıyorduk. Müdür bizi gördü. Yanına çağırdı ve bize "Yavrum şu klavyenin Y harfi çalışmıyormuş açında bir tamir edin." dedi...

Biz şok modda peki hocam dedik. Windows yüklemesi falan neyse de klavye tamiri zor bir iş olsa gerek. Neyse tornavida bulduk ve klavyenin içini açtık. Y harfi ile ilgili sorunu çözdük (en azından biz öyle sanıyoruz) ve klavyeyi kapattık. Sonra klavyeyi bilgisayara bağladık. Bir de ne görelim evet doğru tahmin ettiniz. Klavye artık hiç çalışmıyor. Eskiden tek bir harfi çalışmayan klavye artık hiç çalışmıyor. Tabi biz olayı hiç bozuntuya vermiyoruz. Birimiz gidip müdür yardımcısından bilgisayar laboratuvarının anahtarını aldı. Sonra klavyeyi oradaki sağlam biriyle değiştirdik.

Müdüre gittik ve hocam çalışıyor yaptık dedik...




Türkçemize Şive Gelmiş

Güzle dilimiz Türkçe bazen üzülüyorum sana. Çünkü insanlar seni değiştirmek için uğraşıyorlar. Kelimelerini değiştiriyorlar aralara yeni harfler ekliyorlar. Türkçe gidiyor thurqche geliyor.

Bazen de kelimeleri kısaltıyoruz. Biliyorum kelimesi biliyom oluyor hatta bazen kısalarak bilom oluyor. Benzer şekilde geliyorumu da geliyom ve hatta gelom yapıyoruz. Harflerden tasarruf ediyoruz belki böylece yada dilimizi değiştiriyoruz. Sonucu ne olur bilmiyorum.

Bir de kısalmış kelimeleri uzatmaya çalışanlar var. Mesela etek etelim oluyor, atom atıyorum, binom biniyorum yada krom kırıyorum. Kelimeler oldukları gibi güzel onları değiştirmeye gerek var mı?




Tanrı Böyle Olmasını İstedi

Asla! Annemi ve babamı aynı gün kaybedeceğimi asla düşünmemiştim. Annemin ve babamın araba kazasında öldüklerini bildiren bir telefon almıştım.

İkisi de aynı gün ölmek zorundalar mıydı? Neden ben? Neden onlar kadar iyi iki insan ölmek zorundaydı? Neden? Neden? Neden? Neden?

Şok içinde, beynimin içi sorularla dolu ve inançlarımı yitirmiş durumda Kentucky'ye kalkan bir sonraki uçağı yakalamıştım. Daha sonra da histerik vaziyette ağlayan ve bunun bize olmasını kabullenemeyen kız kardeşlerimle buluştum.




İkinci Şans

Tanrının gizemli şekillerde ortaya çıktığı söylenir.16yaşındaki James Hogan* Tanrının bir gün hayatına karışacağı konusunda hiçbir fikre sahip değildi. Okuldan birkaç hafta önce ayrılmış, pizza dağıtarak para kazanmaya başlamıştı. Öğretmenleri ve patronları tarafından düzenli ve çalışkan biri olarak tanımlanan James, üzerindeki delikanlılık baskısını kaldırabilecek gibi görünmüyordu. Annesinin dualarına rağmen, James'in hayatında olumlu bir gelişme görünmüyordu.

Küçük bir göle batmak üzere olan Cadillac'ı gördüğü güne kadar işinin farkında fırından yeni çıkmış sıcak pizzaları dağıtıyordu. Araba olanca hızıyla içindeki yaşlı adamla birlikte batıyordu. James hiç tereddüt etmeden dağıtım kamyonetini kenara çekti ve suya atladı. İçeride sıkışıp kalan adam ünlü Papaz Max Kelly'di. Bilinçsizdi. Arabanın arkasında ayakta duran James arka camlardan birinin açık olduğunu fark etmişti. Yaşlı adamı çıkardı ve sahile getirdi.




Sessizliği Bozmak

"Baba, bunu nasıl yaptın? 20 yıldır bir tek damla bile içki almamayı nasıl başardın?" Bu oldukça özel soruyu babama sorabilmem tam yirmi yılımı almıştı. Babam içkiyi ilk bıraktığında, bütün aile tekrar içki içmeye başlayacak korkusuyla iğne üzerinde yaşamıştı. Birkaç yıl boyunca yine içkiye başlar diye korktuğumuzdan bu konuyu açmaktan uzak durmuştuk.

Babamın 18 yaşındayken sorulmamış soruma verdiği yanıttı bu: